Salı 17 Şubat 2026 - 13:13
Gazze’de Kıtlık Şartlarında Tutulan Oruçtan, Mescid-i Aksa’da Namaz Kılanlara Yönelik Ramazan ...Kısıtlamalarına

Havza / Gazze Şeridi’nde bir ateşkes bulunmasına rağmen, İsrail’in savunmasız Gazze halkına yönelik saldırıları hâlâ devam ediyor. Filistin halkı ise Batı Şeria ve işgal altındaki Kudüs’te, Ramazan-ı Şerif arifesinde zorlu şartlar altında ilahî ziyafete hazırlanıyor.

Havza Haber Ajansı’nın Uluslararası Servisi’nin haberine göre, Gazze Şeridi’nde sözde ateşkesin üzerinden 4 aydan fazla zaman geçti. Bu süre zarfında Gazze halkı; Siyonist rejimin vahşi saldırıları, yeterli gıda ve içme suyunun bulunmaması, sağlık ve tedavi hizmetlerine erişim eksikliği ve barınak yetersizliği gibi musibetlerle hâlâ mücadele ediyor.

‌Pek çok şehidin naaşı hâlâ enkaz altında bulunuyor ve binlerce hasta ile yaralı, tedavi için Gazze dışına çıkarılmaya ihtiyaç duyuyor.

‌Bu çerçevede Filistinli Muhammed Mun‘im, Ramazan-ı Şerif arifesinde Gazze halkının durumuna dair sözlü ve yazılı belgelere dayanan bir rapor hazırlamıştır:

‌Rahmet ve merhamet ayı gelmiş bulunuyor; ancak Gazze halkı, çağdaş tarihin en ağır insani krizlerinden birinin ortasında bu aya adım atıyor.

Gazze’de Kıtlık Şartlarında Tutulan Oruçtan, Mescid-i Aksa’da Namaz Kılanlara Yönelik Ramazan ...Kısıtlamalarına

Aylar süren çatışmalar ve geniş çaplı kuşatmanın ardından temel altyapı, pazarlar, hastaneler ve evler büyük ölçüde tahrip edilmiş; milyonlarca insan yerinden edilerek çadırlarda yaşamaya başlamıştır.

Birleşmiş Milletler’in resmî raporlarına göre, Gazze Şeridi’nin 2,5 milyonluk nüfusunun büyük bir bölümü hâlâ temiz suya, gıdaya, yakıta, elektriğe ve ilaca erişim konusunda ciddi bir krizle karşı karşıyadır.

Çadırlarda Yaşam ve Temel İmkânlardan Mahrumiyet

Evleri yıkılan pek çok aile bugünlerde çadırlara, okullara ya da yarı yıkılmış binalara sığınmış durumdadır; yeterli ısınma, temiz içme suyu ve uygun hijyen imkânlarından yoksun şekilde yaşamaktadırlar. Bu şartlar, özellikle çocuklar arasında önlenebilir hastalıkların (sindirim sistemi rahatsızlıkları, solunum yolu enfeksiyonları vb.) artmasına yol açmıştır.

Gazze’de Kıtlık Şartlarında Tutulan Oruçtan, Mescid-i Aksa’da Namaz Kılanlara Yönelik Ramazan ...Kısıtlamalarına

Sağlık ve Tedavi Durumu

Birçok sağlık merkezi ya ağır hasar görmüş ya da yalnızca sınırlı hizmet sunabilmektedir. Hâlâ 18 bin 500’den fazla hasta — bunların yaklaşık 4 bini çocuk — Gazze dışında tedavi olmayı beklemektedir. İlaç, tıbbi ekipman ve uzmanlık gerektiren tedavi imkânlarındaki ciddi eksiklik devam etmektedir.

Yardım Tırlarının Sayısı

Ateşkes anlaşmasında, Gazze’ye günlük yaklaşık 600 insani yardım tırının giriş yapması öngörülmüştü. Ancak ateşkesin başlangıcından bu yana günlük ortalama yalnızca yaklaşık 145 tır giriş yapabilmiştir; bu da belirlenen ihtiyacın %30’undan daha azdır.

Gıda, ilaç, çadır ve insani ihtiyaç malzemeleri taşıyan 6 binden fazla tır hala Mısır topraklarında giriş izni beklemektedir. Gazze’ye ulaşan yardımların yaklaşık %60’ını gıda maddeleri oluştururken, yalnızca yaklaşık %5’i ilaç ve tıbbi ekipmandan ibarettir.

Refah Sınır Kapısı: Yardımlar Değil, Sadece İnsanlar

Son haftalarda Refah Sınır Kapısı yalnızca yolcuların, hastaların ve ailelerin giriş-çıkışı için açılmış; ancak insani yardımlar ya buradan geçirilmemiş ya da ciddi kısıtlamalarla karşılaşmıştır. Birleşmiş Milletler ve OCHA raporlarına göre, acil yardım taşıyan tırlar dahi Refah’tan düzenli biçimde geçememiş; oldukça sınırlı güzergâhlara ve uzun denetim süreçlerine bağımlı kalmıştır.

Gıda Güvenliği ve Ramazan’ın Geleceği

Şu anda Gazze’de gıda güvenliği durumu son derece kırılgan olup kıtlık krizine oldukça yakındır. Giriş yapabilen yardımlar dahi milyonlarca insanın günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemektedir. Özellikle iftar ve sahur sofralarının aileler için manevi ve toplumsal önem taşıdığı bu ayda, durum daha da hassas bir hâl almaktadır. Pek çok insan son derece sınırlı yardımlarla yaşamını sürdürmek zorundadır.

Bu mübarek aylarda Gazze halkı şartların iyileşmesini umut etmekte, dua etmekte, oruç tutmakta ve en zor anlarda dahi insani değerlere ve imanlarına bağlı kalmaya çalışmaktadır. Ancak gerçek şu ki; geçim şartlarının ağırlığı, yetersiz yardım akışı, ilaç, temiz su ve gıda eksikliği ile yaygın mahrumiyetler, bu Ramazan’ı onların hayatındaki en zor Ramazanlardan birine dönüştürecektir.

Muhammed Mun‘im, raporunun bir bölümünde Gazze halkından bazı kişilerin bölge dışına giriş-çıkışına dair istatistikler de sunmuştur.

Aşağıdaki veriler, Refah Sınır Kapısı’nın (2 Şubat’ta) yeniden açılmasından bu yana yolcu trafiğine ilişkindir: 275 kişi Gazze’den çıkmış, 213 kişi Gazze’ye geri dönmüş ve 26 kişi ise sınır dışı edilmiştir.

Gazze’den biraz daha uzakta ise başka bir Filistinli grubun yaşam koşulları daha da zorlaşmıştır. İşgal altındaki Kudüs’te yaşayan Filistinliler, her gün Siyonist grupların saldırı riskiyle karşı karşıya olmanın yanı sıra, mübarek Ramazan ayında Mescid-i Aksa’da namaz kılmak için de ciddi kısıtlamalarla yüzleşmektedir.

İsrail tarafından Filistinlilerin teravih ve cuma namazlarına katılımına ilişkin şu sınırlamalar ilan edilmiştir:

              •            Mescid-i Aksa’ya giriş için asgari yaş sınırı kadınlarda 50, erkeklerde 55 olarak belirlenmiştir.

              •            Teravih geceleri ve cuma namazlarında en fazla 10 bin kişinin mescide katılmasına izin verilecektir.

              •            Batı Şeria sakinleri (Kudüs halkı olmayanlar) yalnızca cuma namazlarına katılabilecektir.

              •            Ayrıca Eski Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya giriş yasağına ilişkin karar 180 kişiye uygulanmıştır.

Filistinli aktivistler, bu kısıtlamaların ibadet özgürlüğünü ihlal ettiğini ve işgal altındaki Kudüs’te Filistinlilerin varlığını azaltmaya yönelik hedefli bir politikanın parçası olduğunu belirtmişlerdir. Bu uygulamaların sürdürülmesinin ve yerleşimcilerin baskınlarına zemin hazırlanmasının kaçınılmaz olarak gerilimin patlak vermesine yol açacağını vurgulamış; krizin tırmanmasından işgalci hükümetin sorumlu olacağını ifade etmişlerdir.

Yedioth Ahronoth gazetesi de bir haberinde, Ramazan ayı arifesinde Siyonist rejimin güvenlik ve askerî kurumlarının alarm seviyesini önemli ölçüde artırdığını bildirmiştir. Habere göre İsrail ordusu önümüzdeki günlerde Batı Şeria’nın kuzeyinde askerî bir tatbikat düzenleyecek; bu tatbikat, rejimin işgali sürdürme ve güvenlik kontrolünü pekiştirme planlarının bir parçası olarak değerlendirilmektedir.

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha